18 Kasım 2011 Cuma

Bizden...




Blog tutmayı özledim aslında ama bir rehavet var sanki  ya da başka bir şey.Yazamadım ne zamandır.Bu zamanda neler yaptık 2 bayram geçirdik.Yine yollara düştük.Gittik,geldik.Yorucu ama güzeldi.Özellikle de Gülce için.İnsan delisi kızım gezmeyi,tanışmayı,konuşmayı gerçekten çok seviyor.Tanısın tanımasın saniyesinde sohbete dalıyor.Bana hiç çekmemiş:)

3.5 yaşında cücemiz çok büyüdü artık.Beraberce sofra hazırlayıp,kaldırıyoruz.Temizlikte,çamaşırda yardımcım.cidden iyi beceriyor çamaşır asma,katlama işini.Ama konuşmaktan,onun sorulara yetişememekten muzdaribim.Çok konuşuyor.Nedenin nedenini soruyor yavrucuğum.Bilmiyorum deyince de kocaman olmuşsun,nasıl bilmezsin diye de ayar veriyor hanım.2 yaşına kadar zor büyüdü diyebilirim.Uyku sorunları,yemek hala devam ediyor.Gidilen yerde rahat vermeme vs.Ama 3. yaşımızda sihirli bir değnek değidi sanki.O cadı kız gitti,uysal,sevgi kelebeği bir Gülce geldi:)kendi kendine 1-2 saat sesi çıkmadan oynuyor.Bebeklerine yemek yapar,çay yapar içirir.Arada beni kontrol etmeyi de ihmal etmez:)

Babaanne ,anneanne,dede,teyze,hala ve bilimum tüm yakınlarına özlem duyuyor ve her seferinde dile getiriyor.Birisi en ufacık ,sakız bile vermiş olsa hatırlıyor.En çok şaşırdığım da bu zaten.Neredeyse üzerinden 1-1.5 yıl geçmiş olayları nasıl dün gibi hatırlayabiliyor anlayamıyorum.Ben zor hatırlıyorum.O şakır şakır anlatıyor.Kreş mevzularına yavaştan girmemiz gerekecek sanırım.Seneye göndermeyi düşünüyorduk ama 2. dönem ufaktan başlayabiliriz.Tamamen Gülce kaynaklı erkene almamız.O kadar çok istiyor ki.Mesela ne yiyorsa soruyor.Bu beni büyütür mü?Öğretmen beni okula alır mı?Çok istiyorum vs vs.
Şimdiden heyecanlıyım.Sonumuz hayrola.



5 Temmuz 2011 Salı

Günler Sonra




Yaz dönemi hep böyle oluyor.Ne okuyabiliyorum ne de yazabiliyorum.Yazmayalı pek çok olmuş.Mayısta Rize'ye gittik ,düğünümüzü yapıp geldik.Sırada yazlık var.Gülcenin deyimiyle kumdan kale yapabildiği yere gideceğiz yakında.Uzun zaman kaldık Rize'de çok alıştı bizimki,dönmek istemedi.zor ikna ettik.Ağladı,ağlattı.Çok alışmıştı tabii.Anneanne,dede,teyzeler,komşu,hısım akraba bir dediği iki olmadı.Gecikmeli,zor  uçak yolculuğumuzun ardından bir gece vakti evimize varabildik.Gülce sabahın ilk ışıklarıyla ben neredeyim,burası neresi,neden buraya geldik diye diye uyandı.2 gün yadırgadı ama alıştı artık.İlk kameralı görüşmede hüngür hüngür ağladı.Ne yapacağımı bilemedim,üzüldüm.Hep keşke dedim,keşke



Gülce bu aralar tam bir dilli düdük oldu.2 laf ettirmiyor insanı.Telefonda konuşurken lafa girer,sokakta,markette ona buna laf yetiştiriyor.Bazen çok yoruluyorum bazen de bıcır bıcır hoşuma gidiyor.Uçakta yalnız ,genç bir bayanın kan şekeri düşünce epey panik havası oldu.Bayan arkamızda olunca Gülce'ye göstermemeye çalışsam da her şeyi duydu.Üzücüydü gerçekten ,o an doktor olmayı çok istedim,yardımcı olmayı... Neyse ki  uçakta bir doktor bir de hemşire vardı.Gülce geleli epey olmasına rağmen hala unutmadı.Bugün şuleyle telde konuşurken teyzenin kan şekeri düşmüştü onu da anlat dedi bana.İyi dinleyiciler gerçekten,her şeyi kaydedip zamanı gelince sunuyorlar:)

Gülce'ye fotoğraf çekmek bir işkenceydi önceleri,kıpır kıpır kesinlikle çekemezdik.Tam tersi oldu şimdi giyinip giyinip foto istiyor.Pozlar hep aynı baş eğik,ayak önce,aynı gülümseme:)




29 Nisan 2011 Cuma

16 Nisan 2011 Cumartesi

Aylar Sonra





Yazmayalı aylar olmuş,önce yoğunluktan,sonra blog yasağından ,daha sonra hevessizlikten yazamadım bir türlü.En sonunda  internet ayarlarını değiştirip giriyorum artık ben de.Aslında yasak kalktı ama ttnet yanlış ya da eksik olan bir harf yüzünden yasağı devam ettiriyor:(Neyse ki girebiliyorum bir şekilde.

O kadar çok şey var ki aslında toparlayıp yazamıyorum bir türlü.En önemlisi benim Gülce kızım artık 3 yaşında kocaman bir kız oldu artık.Terrible döneminden çıktı artık diyemiyorum arada yokluyor bizi. ama genel anlamda sakin,uysal ve daha da uyumlu oldu.Avmleri bize dar eden kız gitti yerine melek geldi sanki.İzin almalar,ricalar,kıyafet seçmeler,yorum yapmalar  kısacası artık rahatlıkla gezebiliyoruz.Puset kullanmıyoruz genelde yalnız dışarıda uzun kalacaksak alıyoruz.3 yaş itibari ile  emziği de bıraktı Gülce,uyku işini de halletsek bizden iyisi yok.ayakta sallayınca 5 dk sürmeden uyuyor.Yanına yat,kitap oku daha birçok şey denedik ama yok 2 saati buluyor uyuması.Hala süt içmediğinden biberon gece sütü durumlarımız yok.Bir ara kakaolu süt içer gibi oldu ,ailecek pek sevindik ama çok sürmedi.Hala bir damla süt içmiyor.Bir kase yoğurt yiyor gün içinde ,buna da şükür.Kaşık,çatal ,bıçak kullanabiliyor ,yemeğini kendi yiyebiliyor ama birkaç kaşık alıp kalkıyor.ben de arada veriyorum ağına ne yerse kar hesabı.Hala kuş kadar yiyor,çok su içiyor,yeşil elma delisi,muz,kivi ağzına sürmüyor.Muzu severdi oysa,anlamak güç bu yavruları.


Mayısta kardeşimin düğünü var yine yolcuyuz yani 16sında uçacağız yine.Gülce uçak sesi duysa, görse anne bizim yerimize mi oturmuşlar,bizim uçağımıza mı binmişler diyordu.O kadar çok yolculuk yaptık ki uçakları bizim sanıyordu bir ara,neyse ki anladı:)Bu ara dikişe sardım kendimce birşeyler dikmeye çalışıyorum.Kendime cesaretim yok tabii.Ufak şeylerle başladık bakalım.Kızıma dikiyorum birşeyler.


Bu arada blog okumayı,yazmayı,arkadaşlarımı çok özlemişim.Bir daha böyle üzücü olaylar,yasaklarla karşılaşmayız umarım.

25 Şubat 2011 Cuma

Yine Yeniden...




Gittik,nişanımızı yaptık,gezdik,dinlendik,eğlendik,özledik ve her zamanki gibi döndük.İnsanın ailesiyle aynı şehirde olmaması ne kötü,ne acı diyorum,düşünüyorum yol boyu.Zaman geçtikçe alışıyorum ama her seferinde depreşiyor ve acıtıyor.Her yanımız özlem ,nereye gitsek bir yanımız eksik.Ama sağlık olsun değil mi?Sağlık olsun.


Tatiller en çok çocuklara yarıyor tabii,Gülce çok mutlu oldu,koştu oynadı,şımardı ama gerçekten büyüdü artık.Ara ara benim babam kaybolmuş mu?Odama gidelim ,oyuncaklarım nerede diye sorsa da genel anlamda gayet mutluydu.Babasını çok özledi ama bir kez bile telefonla konuşmadı.Belki de tepkiydi bize,anlayamadım.
Yeme problemi dışında sorunumuz kalmadı gibi.Külotlu çorabı hariç herşeyini giyip çıkarabiliyor.Ayakkabılarını,montunu,şapkasını kendi giyiyor,çıkarıyor.Atkısında yardım istiyor sadece.Bense bu kadar çabuk büyümesin istiyorum.Ondan önce davranığ giydirip çıkarmaya uğraşıyorum.Memlekete gidilirde 2. çocuk baskısı görülmeden olmaz tabii.Nereye gitsem bolca nasihat aldım.Çokcuk büyümüş,akıllı,sonra zor gelir falan ama ben hala hazır hissetmiyorum kendimi.Yalnızız çünkü.Tahliller,kontroller aklıma geliyor,yazık Gülce'me de hastane hastane koştursun mu?5 yaş civarı anaokulu düşünüyoruz ,ondan sonra bakalım diyorum soranlara.Nasip tabii,hayırlısı.



Sevgili Nuran pdf dosyasını göndermişti,sağolsun.Teyzesi de bu hale getirdi.Hem dinleyip hem okuyoruz kitabımızı.Tavsiye ederiz herkese...

19 Ocak 2011 Çarşamba

...Ah Beta Ah...

Nihayetinde salgın mikrop Betayla biz de tanıştık.Antibiyotik sevmeyen doktorumuza gittik cumartsi günü,ateş sebebiyle.Doktorumuz her zamanki gibi muayenesini yapıp antibiyotiğe gerek yok,soğuk algınlığı deyip gönderdi bizi.O gece kabus gibiydi,ateş,ateş ateş...Sabahı zor ettik ama öğlene doğru ateşi kontrol edebildik.Ama her ihtimale karşı gittik yine,tecrübeli bayan doktor,sağolsun gerçekten boğazında birşey görünmüyor ama tahlil,testsiz olmaz dedi ve sonuç Beta:( Tedavi edilmezse romatizma başta birçok hastalığa neden oluyor.Penisilin grubu antibiyotiğe duyarlı bir mikrop.Daha ilk geceden rahatladı Gülce ,en azından ateşi düştü balgamı devam etsede.


Antibiyotiği biz de sevmiyoruz ama bu hastalıkta mutlaka kullanılmalıymış.Kar zarar hesabı yaptığımızda ,düşüncemiz kulanmaktan yana.10 gün süreyle ,belirtiler normale dönse de tedaviyi devam ettirmek gerekiyormuş.Aksi taktirde taşıyıcılık ve tekrarlama riski bulunuyor.

Ama iyiyiz, iyiyiz.Çok şükür iyiyiz.

Bu arada kuzumun teyzesi yani kız kardeşim nişanlanıyor yakın zamanda ve biz de yolcuyuz Rize'ye.Biletimiz alındı bile:) Salı uçup varacağız inşallah.Ailecek hastalık yorgunu olduğumuzdan hazırlığım yok maalesef.Ne alacağım ne olacak ,ne bitecek çok heyecanlıyım.Ama mutluyum.En çok da kızım için.Daha şimdiden elbise telaşı sardı.Gülce'ye şöyle şık ,hoş bir elbise almak istiyorum.Vakit az ama bulurum umarım.Hastalıktan dışarıya da çıkamıyoruz ama ,babaya bırakıp birşeyler yapacağız:)


Şaka  gibi geliyor ama bizim minik kızımız 3 olacak artık.Büyüdüğünü her geçen gün hissettiriyor bize.Rleri bile çıkarabiliyor artık.Biraz daha devam etseydi diye düşünenlerdenim.Çok tatlıydı o halleri .Şimdi küçük bir hanımefendi olmuş ve gerçekten güzel konuşuyor artık.Zaman zaman kelimeleri yuta yuta konuştuğumuz oluyor gelcen mi mesela,bizimki hemen düzeltiyor gelecek misin diyeceksin anne diye.Ekleri çok dikkatli ve doğru kullanıyor.Bir arkadaşım kitap gibi konuşuyor bu kız dedi.Okuduğumuz kitapların etkisi olsa gerek.
İsteğim çok okusun,güzel Türkçemizi doğru konuşsun.


Bloğa pek vakit ayıramıyorum.Çok özlemişim.Rize'ye gidip gelelim bu ihmalkarlıktan kurtulma çabalarım olacak.Blog arkadaşlarımı çok özledim.Seviyorum sizi...

23 Aralık 2010 Perşembe

Sürpriz Mutluluk

Daha küçücüktü yavrular,ne yedirelim,kaç öğün yedirelim,akşam ne yediler,kaç kilo oldular,ne giydirdik,neler aldık vs.. hepsini paylaştık.Hastalıklarında üzüldük,büyümelerine şahid olduk ,sevindik.İyi ki tanımışım seni iyi ki...

Füsuncum nasıl mutlu ettin beni anlatamam.Ne kadar incesin,ne kadar iyisin.Gülce elinden bırakmıyor mikserini :)Çooook teşekkür ederiz canım.Çok mutlu olduk.

Seni seviyoruz...


 http://vimeo.com/18114767

Bu da videomuz:))

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Blog Widget by LinkWithin